Yazarlar
Döviz Kurları
Veysel Karatay: Ardahanlıların Türkiye yönetiminde erk olma zorunluluğu vardır
Veysel Karatay: Ardahanlıların Türkiye yönetiminde erk olma zorunluluğu vardır
24 Ağustos 2019 05:39
Font1 Font2 Font3 Font4
Bu Haberi Yazdır

TAY Sürücü okulları yönetim kurulu Başkan Veysel Karatay, Siyasal Yaşam gazetesi imtiyaz sahibi Erkan Sarıkaya’ya önemli açıklamalarda bulundu.

Erkan Sarıkaya: Veysel Karatay kimdir? Sizi kısaca tanıyalım.

Veysel Karatay: 1970 Göle Ardahan doğumluyum. İlkokulu Yanatlı Köyü, Ortaokulu Çayırbaşı Köyünde, Liseyi Göle 100. yıl Lisesi daha sonra Anadolu üniversitesi halkla ilişkiler bölümü ön lisans, Anadolulu üniversitesi kamu yönetimi lisans bölümünü ve California- Newport üniversitesi işletme bölümünü bitirdim. İstanbul’da 1989 yılında Sürücü kursu işi ile iş hayatına atıldım. Yaklaşık 21 yılımızı sürücü eğitimine vererek, Türküye’de sürücü eğitimini nasıl daha ileri bir noktaya taşırız onun çabası içindeyiz. Şu anda 10 sürücü kursu şubesi olan, yaklaşık 100 arkadaşla çalışan, sürücü eğitimi veren iş verenler sendikası Başkan yardımcılığı yapan işinin başında olan bir insan.

Erkan Sarıkaya: Ardahan STK larını başarılı buluyor musunuz ?

Veysel Karatay: Sivil toplum kuruluşlarının Türkiye genelinde başarılı olduklarını düşünmüyorum. Sivil toplum örgütleri demokrasinin aslında vazgeçilmez unsurları olmasına rağmen işin başındaki insanların günü kurtarma mantığı münasabetiyle çok da görevlerini yapmadıklarını düşünüyorum. Aslında bakarsanız gelişmiş ülkelerde ülkelere yön veren demokrasisini geliştiren güçlendiren sivil toplum örgütü hareketleridir. Dolayısıyla bu sivil toplum örgütü hareketleri şu anda halen Türkiye’de yerleşmiş değil.

Erkan Sarıkaya: İstanbul’da Ardahan lobisi oluşabildi mi ? Bu konuda böyle bir mesafe alındı mı ?

Veysel Karatay: Güçlü bir Ardahan lobisi isteyen Ardahanlılar var mı var. Güçlü lobi projelerini hayata geçirebildik mi hayır yakınından bile geçemedik. Bu sivil toplum örgütlerinin başındaki insanların Ardahan toplumuna güven verememesinden kaynaklanıyor.

Erkan Sarıkaya: Esenyurt Belediye Başkanı seçilen Kemal Deniz Bozkurt’u başarılı buluyor musunuz ?

Veysel Karatay: Kemal Deniz Bozkurt ile Ardahanlılar belkide 100 yılda bir yakalayacakları bir şansı yakaladı. Eğer Ardahanlılar, Göleliler ve duyarlı Esenyurtlular burda Kemal Deniz Bozkurt’a destek vermiş olmasaydılar, CHP kimi aday gösterseydi burda kazanamazdı. Kemal Deniz Bozkurt’un Esenyurt’ta kazanması bana göre Ardahanlılar için büyük bir devrim olmuştur. Asıl sorun şu, kazandıktan sonra bu toplumun hayaleri gerçekleşecekmi? Gelecekle ilgili hedefleri gerçekleşecekmi onu görmek lazım.

Erkan Sarıkaya: Geçmişte siyasettede yer aldınız. Ülkenin siyasi durumunu nasıl görüyorsunuz?

Veysel Karatay: Siyasetçi gözü dışında bir işveren olarak bakmak istiyorum. Dünyaya’ya baktığınız zaman, gelişmiş ülkelere baktığınız zaman ülkelerde gördüğünüz şey şu. Bir ülkede hukuk, demokrasi ve insan hakları oturmuşsa, herkes orda eşit şekilde payını alıyor. Bir ülkede sadece birilerin dediği oluyorsa, siz artık hukuka güvenemiyorsanız, inanamıyorsanız ve adalete güvenemiyorsanız burda mutlu olma şansınız yok. Bu bütün dünya için geçerlidir.

Erkan Sarıkaya: İşadamı olarak ülkenin ekonomik durumunu nasıl görüyorsunuz?

Veysel Karatay: Ben bu ülkenin siyasi gidişatına, istikrarına, hukukuna güvenmiyorsam yatırımda yapmak istemiyorum. Çünkü sizin yatırım yapmanızın hiç bir anlamı kalmıyor. Güvendiğiniz yere yatırım yaparsınız. hedefiniz olmadan hiç bir şey yapma şansınız yok. Hedeflerinizin hayata geçirebilmeniz için size zaman lazım, süreç lazım ve güven lazım. Şu anda iş dünyası yatırım yapmıyor, yapamıyor. İşsizliğin artma sebebi budur. Özelikle bir kaç aydır ben kendim dahil olmak üzere tüm büyük firmalar özelikle küçülmeye gitmeye başladı. Eğer önünüzü göremiyorsanız sizin açılmanız, büyüme şansınız yoktur. Bu ekonomik kuraldır. Siz önünüzü göremezseniz nasıl yatırım yapacaksınız? Onun için Türkiye’nin hem siyasi hem ekonomik anlamda yeni bir değişime, dönüşüme ve yeni bir güvene ihtiyacı var diye düşünüyorum.

Erkan Sarıkaya: Ardahan’a ziyaretleriniz oldu. Ardahan’da bir değişim, bir gelişme görebiliyormusunuz?

Veysel Karatay: Geçen yıl Ardahan Valisinin daveti üzerine bir kısım işadamı arkadaşımızla Ardahan ziyaretimiz olmuştu. Ben şahsen herşeyin devleten beklenilmesini doğru bulmuyorum. Burda yaşayan insanların, yöneticilerin mevcut ilkim koşularına, coğrafik koşularına uygun bazı projelere imza atmaları gerekir. Ardahan’da tarım ve hayvancılık üzerinde yürüyor. Başka üçüncü bir yol kimse söylemiyor. Ben o bölgede sanayinin olması gerektiğine inanıyorum. Üretim yok. Yani siz bişey üretmiyorsanız o bölgeye bişey veremezsiniz. Kış bahanesi yani Rusya o zaman hiç birşey yapmasın. Ben bu bahanelere inanmıyorum.Yaz aylarında insanların çalışması gereken 2-3 ay var. Ama herkes köyün ortasında oturuyor. Tarla parası, dana parası olacağım diyorlar. Buda yanlış devlet o bölgede arpa, buğday üretilecek bir ürünün satın alma garantisi vermesi gerekir. Bu şekilde insanlar çalışsın. Burada üretime katkı ekonomiyi kalkındırır.

Erkan Sarıkaya: Göle’li olduğunuz için sormak istiyorum. Göle’de bir gelişme söz konusu mu?

Veysel Karatay: Göle’de Orhan Atalay hocamızın Göle’ye çok büyük katkıları var. Özelilke okullar noktasında, eğitim noktasında hastane olsun yaptıkları var. İnkar edemeyiz. Ama yollar kaldırımlar düzensiz, orda park sıkıntısı var.

Erkan Sarıkaya: Önümüdeki dönemde sizi siyasette veya STK yönetimlerinde görebilecekmiyiz ?

Veysel Karatay: Ardahan Kültür evi Başkanlık adaylığım oldu. O dönem amacım Esenyurt’u 2019 seçimlerine hazırlamaktı. Sivil toplum kuruluşlarında yer aldım, elimden geldiği kadar destek oldum. Çok fazla uğraş verdim fakat arkadaşlar beni anlayamadı. Benim Sivil toplum örgütü mantığım biraz farklı. Benim o kültürel dayanışma insanları bir noktaya taşıma isteğiyle onların bakış açısı ve günü kurtarma mantığı ile benimle ters düşüyor. Çok daha duyarlı topluma yön verecek insanları daha onure edebilcek bir sistem kurmayı düşünüyorum. Böyle bir sistem toplumu bir araya getirir ve güç elde edersiniz. Gerçek lobicilik odur. Bazılarının işine gelmiyor. Böl parçala rahat yönetelim mantık bu. Bu bölgenin kaderi değişebilir mi tabiki değişebilir. Eğer bir imkan doğarsa siyasette daha faydalı olabileceğimi düşünüyorum. Sivil toplum kuruluşlarında değilde siyasete eğer atılıp iyi bir konum elde edebilirsem hem bölgeye, hem topluma, hem de ülkeye daha faydalı işler olabileceğimi düşünüyorum.

Erkan Sarıkaya: Son olarak ekleyebileceğiniz bir dip not var mı ?

Veysel Karatay: Ben Ardahan’lıların, coğrafyasının çok önemli olduğunu düşünüyorum. Diğer toplum kesimlerine göre daha iyidir, daha duyarlıdır. Duyarlı, bilinçli, ahlaklı Ardahanlıların Türkiye yönetiminde erk olma zorunluluğu vardır. Türkiye yönetiminde güç olma, karar mekanizmalarında olma zorunluluğu vardır.


Yorumlar



İlgili Haberler